SİYASİ SÖYLEM

KAMPANYANIN ANA HEDEFİ
16 yıllık AK Parti iktidarı süresince gerçekleşen reformların altının çizilmesi, Yapılan reformların algıda normalleştiği gerçeğinin anlatılması, Özellikle son yıllarda başlamış proje yatırımların sonuçlarının bu dönemde alınacağının belirtilmesi; yani ekini ektik hasat vakti mesajını vermek, Ekonomi ve dış ilişkiler noktasında dünya sahnesinde Türkiye’nin güçlenmesi için istikrarı vurgulamak, Yeni sistemin kolay karar alma ve uygulama sürecini beraberinde getireceğinin doğru şekilde anlatılması, Yürütme erkinin sağlıklı şekilde işleyebilmesi Meclisle uyumuna bağlıdır. Bu uyumdan kasıt da meclis çoğunluğunun Yürütme erki olan Hükümet kanadında olmasıyla doğru orantılı olduğunu ısrarla belirtilmesidir.
KAMPANYANIN SORU-CEVAPLARI
1. NEDEN ERDOĞAN YENİDEN CUMHURBAŞKANI OLMALI?
Güçlü hedeflere güçlü bir lider ile varılabilir. Liderin hedefleri, söylemi ve karizması arkasından giden kesimlere motivasyon noktasında katkılar sağlar. Mental yorgunluğu, yine güçlü bir liderin inancı ve kararlılığı ile aşabilir. Türk siyasi tarihine baktığımızda bu denli bir lider ihtiyacına binaen bulunamaması söz konusuydu. Tam bu sorunsal devam ederken 2002 ile birlikte AK Parti iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan dönemi farkını hissettirerek ortaya çıkmıştır.

Bugüne kadar yapılmış tüm reformların; Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerçekleştiğininaltıçizilecek.Yinebugünekadaryapılanların yarın için en büyük referans aracı olduğu belirtilecektir. Örneğin; Dünya beşten büyüktür diyerek ‘kaderimiz bu’ düşüncesini bir kenara bırakarak sadece Türkiye için değil; dünya üzerinde tüm devletleri için bir realite ve hedefi ortaya koymuştur. Bu denli ileri görüşlü ve çerçevesi geniş bir Recep Tayyip Erdoğan olduğuna dair örnekler üzerinden gidilmelidir. Mesela 15 Temmuz’da Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bir darbenin nihayete eremeden bertaraf edildiğinin Erdoğan döneminde yaşandığı anlatılmalıdır.
AK Parti’nin gelişiyle; Türkiye’de ‘yasaklar’ üzerine kurgulanmış güvenlik anlayışından demokratik ve adil bir güvenlik modelinin ortaya konduğu hatırlatılmalıdır.
2. NEDEN MECLİSTE GÜÇLÜ BİR AK PARTİ OLMALI?
Yeni Türkiye söyleminin 2023, 2053, 2071 hedefleriyle ortaya konduğuna dikkat çekilmelidir. Bugüne kadar anahtar kelime olarak kullanılmış ‘istikrarın’ yeni dönemde de devam etmesi; Mecliste güçlü bir yasama ile mümkün olacağı vurgulanmalıdır. Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti farklı iki seçenekmiş algısı muhalefet tarafından bilinçli bir şekilde pompalanmaktadır. Bunun yanlış olduğu, güçlü bir Recep Tayyip Erdoğan’ın yine Mecliste güçlü bir AK Parti ile mümkün olabileceği ısrarla belirtilmelidir.
KAMPANYA ÖĞELERİ
BEREKET, BOLLUK DÖNEMİ = EKONOMİ AK Parti iktidarını güçlü kılan başarılı ekonomik yönetimleriydi. Yine ekonominin öncüllendiği bir kampanya planlanmıştır. Yeni İpek Yolu, 3. Havalimanı gibi mega projelerin yeni dönemde tamamlanmasıyla birlikte ekonomiye katkıları ele alınmalıdır. “Türkiye Vakti” olarak nitelendirdiğimiz yeni dönemde varolan projelerin yanı sıra yeni projeler planlanmalıdır. Yeni dönemle birlikte küçük esnafın ötelenmediği aksine destekleneceği tarzda halkın en iyi anladığı tedbirlere yönelik söylem geliştirilebilir. Son dönemde en çok tartışılan konulardan ikisi olan tarım ve hayvancılık konusunda somut adımlar atılacağına dair projeler üretilmelidir. Yeni dönemin ekonomisinin ifadesinde kullandığımız bereket – bolluk kavramları etrafında çiftçiye dokunabilecek vaatler geliştirmeliyiz. Modern tekniklerin geliştirileceği; ekme, biçme ve otlatma meralarına önem verileceği gibi dil de kullanılabilir. Yerli otomobil projesi üzerinden ağır sanayinin önemine dikkat çekilmelidir. Sanayi teşviklerinin arttırılacağı vaatler ile birlikte yeni dönemde ihracat odaklı bir sanayi hamlesinin olacağı projeler geliştirilebilir.
GÜÇ VE GÜVENLİK DENGESİ
Dünyada artan terör olaylarının neden olduğu kaotik konjonktürde gerek içeride gerekse dışarıya karşı güvenlik üzerinde durulması elzemdir. Özellikle bitmeyen Suriye iç savaşıyla bir otorite boşluğu oluşmuştur. Bu illegal örgütlerin ortaya çıkmasına ve terörizmin artmasına neden olmuştur. Bu noktada Suriye’nin toprak bütünlüğü ve demokrasisinin geliştirilmesinden yana olan politikamız devam ederken; terör örgütleriyle mücadelede kararlılık vurgulanmalıdır. İç siyasette muhalefetin geliştirdiği “iktidara gelirsek ilk işimiz OHAL’i kaldırmak olacak” vaadine karşılık olarak OHAL’in neden devam ettirildiği saikleriyle anlatılmalıdır. FETÖ, PKK/PYD ve DEAŞ’a karşı mücadelede kararlılığın yanı sıra adaletli yargılama üzerinde durulabilir. ‘Türkiye Güvenlik Ülkesi’ algısının bertaraf edilmesine yönelik ‘Demokrasi ve İnsan Hakları’ üzerinde söylem daha da arttırılabilir. AK Parti’nin gelişiyle; Türkiye’de ‘yasaklar’ üzerine kurgulanmış güvenlik anlayışından demokratik ve adil bir güvenlik modelinin ortaya konduğu hatırlatılmalıdır. Güvenlik, demokrasinin korunmasına yönelik tedbirler bütünüdür. Kamu düzeni sağlıklı olmayan devletlerde demokratik teamüllerin de işlemediği, aksadığı; demokratik bir kamu düzeniyle gerek sosyal gerekse politik sıhhatin ilk kuralının adalet ve güvenlik olduğu üzerinde durulmalıdır.
DÜNYA SİYASİ ARENASINDA TÜRKİYE
Tarihsel süreç içerisinde devletler, milletler farklı eşiklerden geçtiler. Bu eşikler kırılma noktalarıyla birlikte yeni dönemlerin habercisi oldu. Örneğin; Almanya İkinci Dünya Savaşı’nda yaşadığı ağır yenilgiden dünya otomotiv devi olarak çıktı ve şu an dünyanın en büyük 4. Ekonomisi durumunda. Türkiye de AK Parti iktidarı ile sessiz bir devrim olarak nitelendirdiğimiz reformist bir döneme girdi. -Kapatma davaları, -E muhtıra, 17-25 kumpası, son olarak 15 Temmuz hain darbe girişimi; 16 yıllık AK Parti iktidarının ve Türkiye’nin kırılma noktaları oldu. Genel kanaate göre; bu süreçleri Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Parti dışında başka bir parti ve liderin kazasız geçiremeyeceği üzerinedir. İşte bu kırılma noktaları adaletin ve kalkınmanın tesisi ile birlikte Türkiye’yi artık bölgesel değil; küresel bir aktör olmaya zorlamıştır. Şartlar ve zaman, artık Türkiye’ye yeni bir rol ve misyon yüklemiştir. Bölgesel çapta rol model Türkiye’den; “Dünya 5’ten büyüktür” tespiti ile hedefini belirlemiş, küresel bir güç yolunda ilerleyen Türkiye’ye geçilmiştir. Yeni dönem; Türkiye’yi Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerek ekonomik, gerek siyasi olarak dünya sahnesinde yol gösterici ve örnek alınacağı bir döneme sokmuştur. Bunun dikkatli analizi ve anlaşılır mantıki anlatımı yapılmalıdır.
TÜRKİYE VAKTİ
Yeni dönemle birlikte yeni sisteme tamamen geçmiş olacağız. Referandum sürecinde soru işaretleriyle birlikte kabul edilen sistem, görücüye çıkmış oluyor. Bunun sinyallerini ilk olarak; erken seçim kararı alındıktan hemen sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversite giriş sınavını 1 hafta sonraya erteleme düşüncesinin süratle hayata geçmesinde gördük. Eski hantal ve katı bürokratik düzenin, zamanla yarışılan modern çağda tutunamayacağı aşikardı. Yeni Türkiye artık muasır medeniyetlerin tüm gerekliliklerine sahip hale getirilmiştir. Hızlı karar alma ve süratle uygulama dönemiyle koalisyon dönemlerinin dezavantajları ortadan kaldırılmıştır. Yasaklar içerisine hapsedilmiş ‘Eski Türkiye’ artık geride kalmıştır. AK Parti iktidarı boyunca yapılan tüm çalışmaların bir zemini meydana getirdiği muhakkak şimdi bu zemin üzerinde Yeni Türkiye’yi ortaya koyma vakti! Esnafından çiftçisine; işçisinden işverenine kadar herkesi kolektif bir döneme dahil etme vakti! Tarımdan hayvancılığa; İhracat öncelikli yeni sanayi hamleleriyle Terörden ve tehditlerden arındırılmış müreffeh bir Türkiye vakti! Temel hak ve özgürlüklerin gerçek anlamda güvence altına alındığı; Cumhuriyetle birlikte demokrasinin tam tesisinin sağlandığı adaletin ve kalkınmanın vakti! Vakit Türkiye vakti!
AMAÇ
16 yıllık birikimin sonuçlarının toplanacağı; yeni sistemle hızlı kazanç sağlayacak, 2023, 2053 ve 2071 hedefleri yolunda zemin oluşturan projelerin hayata geçtiği uluslararası arenada Türkiye’yi yeni bir aktör olarak konumlayacak yeni bir dönem: “TÜRKİYE VAKTİ”
24 HAZİRAN’IN ANLAMI
16 Nisan Referandumu ile kabul edilen yeni sistemin yürürlüğe gireceği 24 Haziran; Türkiye’nin kendi dönemini ulusaldan uluslararası arenaya taşıyacağı, Önünü kesen icraat paylarını daraltan eski sistemin yenilenip işleyişe başlayacağı, Güçlü hükümet ve meclis birleşimini; teknoloji hammadde ve genç dinamik düşünce gücünü arkasına alarak şahlanacağı tarihtir. Bu, ancak Recep Tayyip Erdoğan ve Meclisin kolektif çalışması ile mümkündür.
SÖYLEM
24 Haziran’ın vaadi; YENİ BİR DÖNEM’dir. Dönemin getirisi ise; TÜRKİYE VAKTİ’dir. Bu getiriyi mümkün kılacak olan; YENİ SİSTEM Yeni sistemin olmazsa olmazı ise; Uyumlu HÜKÜMET – MECLİS Yapısıdır.
1- HASAT VAKTİ
16 yıllık AK Parti icraatlarının tecrübesi ile yeni dönemde ektiğimiz ekinlerin hasatını topluyor olacağız. Yeni dönemin özeti; “Birlik, Bereket, Bolluk dönemidir.”
2- HATIRLATMA
AK Parti iktidarı süresince gerçekleşmiş reformların fazlasıyla kanıksandığı, özellikle genç neslin geçmişe dair bir fikri olmaması nedeniyle; “zaten yapılması gerekiyor” şeklinde normalleştirmesine karşılık geçmişin sancıları hatırlatılmalıdır. Değinilmesi gereken başlıklar; Yolsuzluk, Yoksulluk, Yasaklar, Eğitim, Sağlık, Emniyet, Ulaşım, Tarım, Enerji ve Dış Politikadır. “Geçmişi bil; bugünden geleceği anla!”
3- CUMHURBAŞKANI – MECLİS UYUMU
Cumhurbaşkanı ile AK Parti’yi farklı kategorize ederek meclis gücünü azaltmaya yönelik algı çalışmalarına karşı; “Uyumlu ve Kolektif Türkiye Vakti!”
4- YENİ BİRLİKTELİK DÖNEMİ
Toplumsal hafızayı canlandırarak geçmişimizin bir olduğunu, geleceğimizin de birlikte olacağını ortaya koyacak duygusal bir tema işlenmelidir. 10 Kasım, 17 Ağustos ve 15 Temmuz gibi her yaş grubuna hitap eden ortak noktalara değinilmelidir. Bununla birlikte geleceğe yönelik; “Türkiye, tüm farklılıklarıyla kocaman bir ailedir” mesajı verilmelidir. “GEL, BİRLİKTE OLSUN”